Toros Dağları’nın eteklerinden Akdeniz’in bereketli ovalarına uzanan Çukurova’nın kalbi Adana; binlerce yıllık tarihi, kendine has canlı kültürü ve dünya çapında ün kazanmış gastronomisiyle unutulmaz bir seyahat deneyimi sunuyor. Seyhan Nehrı’nin iki yakasına kurulan bu sıcak şehir, Roma İmparatorluğu’ndan Osmanlı’ya kadar pek çok medeniyetin izlerini günümüze taşıyan görkemli yapıları, eşsiz doğası ve misafirperver insanlarıyla ziyaretçilerini büyülüyor.

Adana gezisi, tarihe tanıklık eden mühendislik harikalarıyla başlar. Dünyanın halen kullanılan en eski taş köprülerinden biri olan Taşköprü, şehri ikiye bölen Seyhan Nehrı üzerinde muazzam bir siluet oluşturur. Şehrin simgelerinden Sabancı Merkez Camii görkemiyle göz doldururken; mistik atmosferiyle Büyüksaat, tarihi Kazancılar Çarşısı ve Akdeniz'in en zengin arkeolojik koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapan Adana Müze Kompleksi tarih meraklıları için adeta bir zaman tüneli sunar. Şehrin biraz dışına çıktığınızda ise efsanelere konu olmuş Yılan Kale, antik çağın tıp merkezi Anavarza ve muazzam mimarisiyle Varda (Alman) Köprüsü sizi karşılar.

Doğaseverler için Adana, sadece ovadan ibaret değildir. Kapıkaya Kanyonu’nda doğa yürüyüşleri yapabilir, Belemedik’te özellikle sonbaharda kartpostallık manzaralara tanıklık edebilir ya da Seyhan Baraj Gölü kıyısında gün batımını seyredebilirsiniz. Her yıl bahar aylarında düzenlenen ve şehri devasa bir karnaval alanına çeviren Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı ise Adana’nın enerjisini en yüksek seviyede hissetmek için mükemmel bir zamandır.

Yükleniyor...

Next Page